Çukurambar Mah. Muhsin Yazıcıoğlu Cad. Sarıkonak Apt No: 8/11 Çankaya / Ankara

  • Telefon

    0 (312) 286 44 64
  • E-Posta

    info@ibrahimsakcak.com
  • Pzt-C.tesi

    08:00 - 18:00

Kalori Bilgileri

 

Obezite ve fazla kilolar her geçen gün toplum sağlığını daha çok olumsuz etkilemektedir. Çeşitli fiziksel engellere ve psikolojik sorunlara yol açmanın yanı sıra, aşırı kilo, kişinin kardiyo vasküler hastalık, kanser ve diyabet dahil bir dizi bulaşıcı olmayan hastalık geliştirme riskini önemli ölçüde artırır. Dünya çapında obezite sıklığı yaklaşık olarak 1980 ve 2008 yılları arasında iki katına çıkmıştır. 2008 yılı ülke tahminlerine göre, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Avrupa Birliği ülkelerindeki yetişkin nüfusun % 30-70’i aşırı kilolu ve % 10-30’u ide obezite sorunu yaşamaktadır. Bu rakamlar Ülkemizde Avrupa ortalamasının üzerindedir ve Avrupa’daki 53 ülke arasında en obez yedinci ülke Türkiye’dir.

 

Obezite ve fazla kilolar, Hipertansiyon, kalp damar sitemi hastalıkları, Diyabet (Şeker hastalığı),  kanser başta olmak üzere 32 çeşit hastalığın ortaya çıkmasına veya ilerlemesine neden olmaktadır. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki prostat, kalın barsak ve meme kanserleri fazla kilolu kişilerde % 30 daha sık görülmektedir. Bu hastalıklar hem toplum ruh ve beden sağlığını olumsuz etkilemekte, hem iş gücü kaybına neden olmaktadır.

 

Obezite ve fazla kilolar için öncelikle yapılması gereken önleyici tedbirlerdir. Bunlar beslenme tarzının, miktarının ve gıda çeşitliliğinin düzenlenmesi, tuz tüketiminin azaltılması, gıdalardaki katkı maddelerinin sıkı denetlenmesi, fiziksel aktivite artırıcı eylemler,  çocukluk çağında sağlıklı beslenme alışkanlığının geliştirilmesi gibi tedbirlerdir.

 

Obezite ve fazla kilolar; tüm önleyici faaliyetlere rağmen devam ediyorsa tedavi edici yöntemlere başvurmak gerekir. Fazla kilolardan kurtulmak için tıbbi olarak uygulanan yöntemlerden  hastanede yatmayı gerektirmeyen ve sedasyon denilen hafif uyku halindeyken yapılan Mide botoks’u fazla kilolardan kurtulmak için etkili bir yöntemdir. İlk defa Norveç’te kilo vermek amaçlı uygulanan mide botoksu son yıllarda ülkemizde de popüler olmaya başladı. Bu konuda gelişmeleri yakından takip eden kliniğimiz bu amaçla Ankara da Mide botoksunu ilk uygulayan klinik oldu.

 

Mide botoks’unda kullanılan ilaç kas üzerindeki gevşetme etkisi geçici bir etkidir. Uygulamadan 1-2 gün sonra başlayıp 4-6 ay sonra ortadan kalkmaktadır. Ancak tekrarlayan uygulamalar yapmak mümkündür. Mide botoksu uygulaması endoskopik olarak 15-20 dk gibi bir sürede yapılmaktadır ve uygulamadan sonra kişi normal yaşamına devam etmektedir. Bu nedenle hem zaman kaybına yol açmamaktadır, hemde diyet ve spor gibi yöntemlerle istediği kiloya ulaşamayan kişilerin kilo vermesinde etkili olmaktadır.

 

Klinik olarak Mide botoksu konusunda bilgilerimiz ışığında ve elde ettiğimiz veriler doğrultusunda kilo sorununun ortadan kaldırılmasında aktif rol üstlenmekteyiz. Mide botoksu uyguladığımız hastalarımızı Klinik diyetisyenimizle birlikte yakından takip ederek kilo verme süreçlerini takip ve bilgilendirme çalışmaları yapmaktayız. Bu doğrultuda yaptığımız çalışmalar ile toplum sağlığına katkı sunmaktan gururluyuz.

 

Bir davranışı alışkanlık haline gelmesi ortalama 3 hafta sürmektedir. Bu durum nöon olarak adlandırılan sinir hücreleri arasındaki iletişimin güçlenmesi için geçen süredir. Eğer bir düşünceyi zihninizde canlandırıyorsanız o düşeünce ile ilgili beyninnizde  nöron bağlantıları güçlü demektir.

 

Hem kanserden korunma hem de sağlıklı beslenme için çok önemli konulardan birisidir. İşte, size önemli ipuçları: 1 kg suyun ısısını, 15 dereceden 16 dereceye yükseltebilmek için gerekli ısı miktarına 1 kalori yani 1 cal denir. Yiyeceklerin sindirildikten sonra vücutta yakılarak verdiği ısı miktarı da kaloriyle ölçülür. Yiyeceklerin içinde, 3 adet enerji veren besin grubu vardır. Bunlar karbonhidratlar, yağlar ve proteinlerdir.

 

1 g karbonhidrat = 4 kalori
1 g protein = 4 kalori
1 g yağ = 9 kaloridir.

 

Örneğin; 100 g süt içmişsek içeriğindeki protein oranı kaç gram, yağ oranı kaç gram, karbonhidrat oranı kaç gramsa karşılığındaki kalori değeriyle çarpılır. Hepsi toplanarak 100 g sütün kalori değeri bulunur. Her bir gıda için, bunu tek tek hesaplayıp vücudu ayrı bir strese sokmaya gerek yok. Düşük ve yüksek kalorili gıdaların hepsini tüketenleyiz.

 

En çok hangilerini tüketiyorsak onları kolayca ezberleyebiliriz. 1 çorba kaşığı yaklaşık 10 g’dır. 1 tatlı kaşığı 3 g, 1 çay kaşığı 1 g’dır. 1 kâse yaklaşık 200-250 g, 1 su bardağı 140-200 g, 1 tabak yemek yaklaşık 200 g’dır. Buna göre, kabaca zihnimizden basit bir hesap yapmamız yeterli. Zamanla buna göre yeme alışkanlığımız gelişeceğinden hiç hesap yapmamıza dahi gerek kalmaz. Kolaylık olması açısından, bazı yemeklerin kalori değerlerine yeri geldikçe değinilecektir.

 

Su, vitaminler, mineraller, lifler ve kolesterolün kalori değeri yoktur. Kolesterolün kalorisi olmadığını görünce muhtemelen şaşırmışsınızdır. Kolesterol, aslında bazı otoriteler tarafından yağ olarak bile kabul edilmez. Fakat karbonhidrat ve yağlar, vücutta bir miktar da kolesterole çevrildiğinden yağ olarak sınıflanıyor.

 

Her insanın enerji gereksinimi, diğerlerinden farklıdır. Vücudumuzdaki kimyasal faaliyetlere metabolizma denir. Kalp atışları, nefes alıp verme, böbrek faaliyetleri, beyin faaliyetleri, vücut hareketleri arttıkça metabolizma artar. Metabolizma artınca, ihtiyaç duyulan enerji de artar. Yeni doğan bebeklerde fazla hareket olmasa da kalp ve soluk sayısı çok fazla olduğundan metabolizma daha yüksektir. Bu nedenle bebekler sürekli acıkır.

 

Yaşlılarda ise bu faaliyetler azaldığından metabolizma düşer, enerji ihtiyacı azalır. Süt veren bir annede, sporcularda, kansız yani anemik kişilerde de metabolizma normalden daha yüksektir. Dolayısıyla enerji ihtiyacı da daha fazla olmaktadır. Tiroid bezinin az veya çok çalışması, metabolizmayı en çok etkileyen faktördür. Tiroid bezi az çalışan kişilerde, metabolizma düşük olduğundan enerji ihtiyacı çok azalır. Bu kişiler, çok az yedikleri hâlde sürekli kilo aldıklarından yakınır durur. Tiroid bezi fazla çalışanlar ise çok yedikleri hâlde kilo alamadıklarını ifade ederler.

 

Kanser hastalarında, kalori oranını genellikle düşürmek gerekir. Özellikle meme, rahim yumurtalık kanserli hastalar genellikle şişmandır. Bu hastaların dengeli bir şekilde zayıflaması, tedavi başarısını artırır. Akciğer, pankreas ve karaciğer kanseri gibi hormon duyarlı olmayan kanserli hastalar ise genellikle çok zayıftır. İlerlemiş kanserli hastalarda enerjinin bir kısmı, tümörün büyümesi için harcanır.

 

Tümörden salgılanan bazı maddeler de iştahı azaltır. Bu hastalar, kısa sürede çok fazla kilo verir. Bu nedenle ilerlemiş kanserli hastalarda kalori kısıtlamasına gerek yoktur. Sadece kanserli bölgenin özelliği de göz önüne alınarak dengeli bir beslenme yeterlidir. Kanser tedavisi gören bir hasta ile kanser riski taşıyan hastaların diyetleri de doğal olarak birbirinden farklıdır. Kanserden koruyucu diyette; karbonhidrat oranı % 60, yağ oranı % 20, protein oranı % 20 olmalı. Karbonhidratların en fazla % 10’u bal gibi glisemik indeksi yüksek şekerli gıdalardan oluşabilir. % 90’ı kompleks karbonhidratlardan oluşmalı. Tabii bu oranlar kalori oranlarıdır. Yani gramaj olarak hesap edilmez.

 

Tüketilen yağın kalori olarak onda biri sature (doymuş) yağlardan, onda biri uzun zincirli yağlar ve gerisi de monoansature (tekli doymamış) yağlardan (zeytinyağı, fındık yağı) olmalıdır. Kişinin boy ve kilosuna göre değişmek üzere, ortalama 1800- 2200 kalori alınmalıdır.Kanser diyetinde, kanserden koruyucu diyetten farklı olarak rafine şeker tamamen yasaktır. Et azaltılır.

 

Tedavi başında iyi bir cevap elde edilene kadar, et tamamen kesilir. Karbonhidrat oranı % 60, yağ oranı % 25, protein oranı % 15 olmalı. Karbonhidratların % 95’i kompleks karbonhidratlardan oluşmalıdır. Tüketilen yağın % 10’u sature (doymuş) yağlardan (keçi tereyağı) ve % 80’i monoansature (tekli doymamış) yağlardan (zeytinyağı) olmalı. % 10’u da uzun zincirli doymamış yağ asitlerinden oluşmalı. Uzun zincirliler, genelde sıcak presleme ile elde edildiğinden balık yağı daha iyi bir seçenek olabilir. Bu da en iyi balığın kendisi yenerek karşılanır.Proteinlerin % 80’i mercimek, mısır, fasulye ve bezelye gibi bitkisel kaynaklardan alınmalıdır. Kilosu normal veya fazla olanlarda, tedavi başlangıcında kalori kısıtlanmalı. 1600-1800 kaloriyi geçmemeli. Zayıf hastalarda, kalori kısıtlanmaz, sadece besin öğeleri dengelenir.

 

Besinlerin 100 g’larının kalori değerleri tablosu

 

BESİNLER
ETLER
Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
Dana Kıyma yağsız 21 1.5 100
Dana Kıyma yağlı 20 8.2 170
Dana But 20 1 103
Dana Pirzola 21 3 125
Dana Uyluk 21 2 108
Koyun Kıyma yağsız 19 13 200
Koyun Kıyma yağlı 18 38 430
Koyun But 18 18 250
Koyun Pirzola 15 32 370
Koyun Kol 16 25 306
Sakatatlar Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
Beyin 10 1 9 128
Böbrek 17 1 6 129
Dil 17 6 125
İşkembe 18 7 140
Karaciğer 22 3 5 144
Paça 21 2 107
Yürek 17 1 3 108
Kanatlılar Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
Kaz 16 31 364
ördek 18 17 243
Hindi 20.4 8 160
Tavuk ciğer 22 T 5 147
Tavuk>but 21 3 122
Tavuk-göğüs 23 1 104

 

 

İşlenmiş et Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
Kavurma 20 0.2 65.5 670
Salam 23.8 1.2 38.1 457
Sucuk 21.4 2.4 40.8 452
Pastırma 29.5 14 250
Sosis 11.3 2.4 29.4 329
Balıklar Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
Kefal 67 0.6 0.3 270
Palamut 24 11 200
Kalkan 14.8 14.5 194
Ton 21 10 179
İstavrit 25 6 161
Uskumru 14 11 160
Kılıç 38 0.6 0.1 153
Lüfer 13 9 137
Havyar 14 3 6 135
Levrek 19.2 5.5 130
Barbun 16 6 120
Sardalye 19 13 119
Hamsi 37 5 115
Mezgit 18 0.1 80
Alabalık 10 1 51

 

 

Kırmızı etlerden en kalorili olanı, yağlı koyun kıyması. Kalorisi en az olanı ise dana but etidir. Yağlı koyun kıymasına göre 4 kat da¬ha az kalorilidir. Fakat, dana etindeki büyüme hormonları, faydalı bu etkiyi yok eder. Koyun etinin yağlarının daha şifalı olması da zararını bir ölçüde azaltmaktadır. İşlenmiş kırmızı etlerin en kalorilisi kavurma, sonra sırasıyla salam ve sucuk gelir. Pastırmanın kalori değeri daha düşük. İlle de işlenmiş et yiyecekseniz bari pastırmayı tercih edin. Baharatlı olması da diğer bir avantajı. Meme ve rahim kanseri olanlar, çemen nedeniyle pastırmadan uzak dursunlar.Balıklardan kefal, palamut, ton balığı ve istavritin kalori değerleri daha yüksek. Mezgit ve alabalığın enerjisi ise çok daha düşüktür. Kanserden korunmada kalorisi yüksek olan balıklar tercih edilir. Çünkü bu balıklarda faydalı omega-3 gibi yağ asitleri de fazladır.

 

BESİNLER Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
BAKLİYATLAR
Nohut 19.2 56.7 6.2 376
Börülce-kuru 22.8 61.7 1.5 360
Bakla-kuru 25 53.7 1.7 354
Mısır-kuru 9.4 72 4.2 351
Mercimek 23.7 57.4 1.3 351
Barbunya-kuru 21 57 1.5 346
Bezelye-kuru 22.5 61.6 1.8 346
Fasulye-kuru 20.7 1.3 30 333
Soya-kuru 31.9 34.8 18.1 331
Bamya-kuru 7 15 0.4 94
Mısır-taze 3.7 20.5 1.2 92
Bakla-taze 5.7 9.8 0.4 72
Bezelye-taze 2.2 8.7 0.2 47
Soya-taze 6.2 5.3 1.4 46
Bamya-taze 6 4 0.1 42
Fasulye-taze 2.4 0.2 7.7 35
Börülce-taze 3.3 5.5 0.2 29

 

BESİNLER
SEBZELER
Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
Asma Yaprağı 3.8 15.7 1 97
Patates 2. 19.1 0.1 83
Enginar 2.9 11.9 0.4 63
Pırasa 1.8 13 0.2 52
Maydanoz 3.7 9 1 50
Soğan-taze 1.4 8.9 0.2 46
Kırmızı-pancar 1.6 9.6 0.1 42
Havıiç 1.2 9.3 0.3 42
Soğan-kuru 1.5 7.3 0.2 41
Kereviz-baş 2 7 38
Bal kabağı 1.2 7 0.2 35
Semizotu 2 3.8 0.4 32
Şalgam 1.1 7.1 0.2 32
Pazı 2.6 4.8 0.4 27
Domates 1 4 0.3 25
Biber-yeşil 1.2 5.7 0.2 25
Karnıbahar 2.4 4.9 0.2 25
Ispanak 2.3 3.2 0.3 25
Lahana 1.4 5.3 0.2 24
Patlıcan 1.1 5.5 0.2 24
Turp-kırmızı 1 4 0.12 20
Kabak 0.6 3.9 0.1 19
Kıvırcık salata 2 2 0.2 18
Tere 1.7 3.3 0.3 18
Mantar 2.4 0.4 0.3 16
Marul 1.2 2.9 0.2 15
Kereviz-yaprak 1 2 14
Hindiba 1 2 0.2 14
Hıyar 1 1 0 8

 

 

Tahıllar Proteinfg) Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori(cal)
Buğday 11.5 69.3 2.2 434
Yulaf unu 14 66 7 402
Makarna 7.7 76 5 390
Pilav 3.5 39.5 21 368
Buğday unu 11 74 1 368
Pirinç 7 79 1 362
Çavdar unu 13 72 1 360
Arpa 8.7 68.9 1.9 360
Mısır unu 9 74 1.4 353
Bulgur 12.5 69.8 1.5 350
Mısır 9.4 72 2.2 351
Buğday ekmeği 7.2 53.1 1.1 247
Çavdar ekmeği 7 46 1.2 234
Arpa ekmeği 7 54 1 198

 

Tahıl unlarının içinde kalorisi en düşük olan mısır, arpa ve çavdar unlarıdır. Arpa ekmeğinin kalorisi ise hepsinden daha düşüktür. Kalori değeri olarak buğday ve yulaf başı çeker. Dikkat ederseniz pirincin kalori değeri de nisbeten düşüktür. Fakat pirincin glisemik indeksi yüksek olduğundan fazla tercih edilmemelidir.

 

BESİNLER
YAĞLAR
Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
Zeytinyağı 100 930
Mısırözü 100 930
Ayçiçek yağı 100 930
Kuyruk yağı 0.3 87 813
Tereyağı 1.5 5 81 760
Margarin 0.6 6 80 744

 

BESİNLER Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
YUMURTA
Yumurta sarısı 17 33 377
Yumurta akı 11 1 33 49

 

BESİNLER Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
SÜTLER
İnek sütü yağlı 3.3 4.7 3.3 61
İnek sütü yağsız 3.4 4.9 0.2 35
Keçi sütü 3.6 4.5 4.1 69
Koyun sütü 6 5.4 7 108
Manda sütü 3.8 5.2 6.9 97
Anne sütü 1 6.9 4.4 70
Çökelek-kuru 54.9 13.8 11.7 379
Çökelek-taze 35 3.2 5.6 100
Beyaz peynir yağlı 22.5 21.6 289
Kaşar peyniri 27 1.4 31.7 349
Kaymak 2 3 30 302
Tulum peyniri 15.9 1.8 11.7 391
Yoğurt yağlı 3.5 4.7 3.3 61
Yoğurt az yağlı 5.3 7 . 1.6 63
Yoğurt yağsız 5.7 7.7 0.2 56

 

Yağlı inek sütü 61 cal, yağsız inek sütü 35 cal, sanki yağsız süt daha iyiymiş gibi görünmektedir. Daha önce verilen glisemik indeks tablosuna baktığınızda, yağsız sütün indeksinin daha yüksek olduğunu göreceksiniz. Bu da yağsız sütün kan şekerini daha hızla yükselttiğini, yani daha zararlı olduğunu göstermektedir. Önemli olan, kalori değerlerinden ziyade glisemik indekslerine bakarak, gıdaları seçmektir. Kalori değerleri, sadece kalori hesabı yapmanızı sağlar. Bu hesap ise yanıltıcı olabilir.

 

BESİNLER Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
MEYVELER
Elma 12 52
Armut 1 13 57
Çilek 1 8 39
Böğürtlen 0.3 8 0.3 30
Ahududu 1 8 40
Karadut 6.9 19.8 1.1 93
Dut 6.9 20 1.1 93
Frenk üzümü 1.4 12 3 50
Erik türleri 0-8 17-19 0.2 60-70
Kayısı 1 12 54
Kuru kayısı 5 68 300
Şeftali 1 11 49
Nektarin 1.1 32 0 130
Hurma 1.8 73 0.6 315
Kuru hurma 2 73 306
İncir 1.2 20.4 0.4 80
Kuru incir 6 73 323
Avokado 2 3 24 240
Muz 1 21 90
Karpuz 1 5 24
Kavun 1 6 28

 

BESİNLER
MEYVELER
Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
Ananas 1 13 y – 57
Vişne 1 13 57
Kiraz 1.3 17.4 0.3 79
Üzüm 1 17 . – 74
Kuru üzüm 2 64 270
Greyfurt 1 5 22
Limon n 3.2 17
Mandalina 1 8 36
Nar 0.8 14.7 0.7 77
Portakal 1 9 41

 

BESİNLER
KURUYEMİŞLER
Protein Karbonhidrat(g) Yağ(g) Kalori
Kabak çekirdeği 30 10 50 610
Badem 18 17 54 650
Ceviz 15 14 63 705
Susam 12 15 51 590
Kestane 2.9 42.1 1.5 194
Çam fıstığı 28 13 47 624
Şam fıstığı 27 19 48 640
Fındık 12.6 16.7 64 690
Ayçiçeği 24 19.9 47.3 560
Yer fıstığı 12 13.5 51 589
Hindistan cevizi 15 20 27 400

 

Bu tabloda, vücuttaher 1 kilo ağırlık için alınması gerekli prote*in miktarları gösterilmiştir.

 

Yaş Protein g/kg
0-6 ay 2.2
6-12 ay 2.0
1-3 yıl 1.8
4-6 yıl 1.5
7-10 yıl 1.2
11-14 yıl 1.0
15-18 yıl 0.9
19 + yıl 0.8

 

Görüldüğü gibi, yaşamın ilk yıllarında daha çok protein ihtiyacı bulunmaktadır. 19 yaşından sonra ise kilo başına 0.8 g protein alımı yeterli oluyor. En az 0.45 g/kg protein alınması ise vücut için elzem. Günlük alınması gereken enerjinin en az % 10-15’i protein kaynaklı olmalıdır.Hayvansal proteinlerin emilimi daha kolaydır. Bitkisel proteinlerde mevcut olan lifler, proteinlerin emilimini % 10 oranında azaltıyor. Eğer bitkisel kaynaklı protein almayı hedeflemişsek, o takdirde % 10 daha fazla bitkisel protein almak zorundayız.Bitkisel proteinlerin başlıca kaynakları mercimek, bezelye ve fasulyedir. Tahıllar, kuruyemişler de bunu güçlendirir. Proteinler, diğer gıda türlerinden daha çok depolandığından her gün yenmeleri şart değil. Aşırı hareketli sporcularda, koşucularda protein ihtiyacı, sakin hayat sürenlere göre % 50 daha fazla olmalı. Fazla proteinli beslenme, büyüme hormonlarını artırarak, kemik, meme, prostat, yumurtalık kanserlerinin oranını artırıyor. Kanserli hastaların ise hastalıklarının daha çabuk ilerlemesine yol açmakta. Kanserli hastalarda, bu nedenle, başlıca protein kaynağı bitkisel proteinler olmalıdır.

 

Zeytinyağında bulunan oleik asit oksitlenmeye, yani yanmaya karşı dayanıklıdır. En iyi, yani vücuda faydalı yağ dokusu, zeytinyağı gibi tekli doymamış yağ asitleri ve beslenmeyle oluşuyor.Günlük 100 g zeytinyağı, kanserli bir hastada kalori ihtiyacının % 50’sini karşılar. Her gün bu miktarda zeytinyağı tüketen kişilerde, kolesterol seviyesinin yükselmediği, bilakis faydalı kolesterolü yükselttiği görülmüştür. Aynı miktar hayvani dana yağı ise kolesterol seviyesini hızla yükseltir. Günde 100 g zeytinyağı tüketen kişilerde, kansere ve kalp damar hastalıklarına daha az rastlanır denmiştir. Ancak, ülkemizde henüz bu alışkanlık olmadığından, birden yağlı diyete geçmek ne kadar doğru olur?

 

Günlük diyetin önemli bir kısmını, sebzelerden mantar, ıspanak, kereviz, domates, havuç, lahana türleri; meyvelerden elma ve armut; baklagillerden nohut, barbunya, fasulye, bezelye; tahıllardan arpa veya tam buğday ekmeği ve makarna oluşturmalıdır. Diğer önemli gıdaların ise daha az miktarda kullanılmaları yeterli olur.Akdeniz Diyeti, bitkisel yağ ve karbonhidratları ön plana çıkaran bir diyettir. Akdenize çevresi olan ülkelerde, bu şekilde beslenme yaygın olduğundan bu ad verilmiştir. Bu diyette, günlük kalorinin yüzde 40- 50’sini bitkisel yağlar, gerisini de sebze meyveler, ekmek ve makarna oluşturur. Akdeniz diyetiyle beslenen kişilerde, kansere daha az rastlanıldığı birçok araştırmayla gözlenmiştir.

 

Günlük kalori gereksinimi hesaplanırken, meslek, cinsiyet, yaş, bedenin yüz ölçümü ve besinlerin enerji değeri dikkate alınmalıdır. Yapılan işin ağırlığına göre günlük kalori gereksinimi farklılaşma gösterir. Vücudun beli başlı kalori gereksinimi bedenin yüz ölçümü ile de orantılıdır. İri tipler minyon tiplere göre daha çok kalori harcarlar. Büyüme zamanlarında, hastalıktan iyileşirken, tiroid bezi fazla çalıştığında, metabolizma süratli çalıştığı için fazla kalori harcanır.

 

Besinlerin enerji değeri içerdikleri yağ, karbonhidrat ve protein oranlarına bağlıdır. Bir gıda ne kadar çok yağ içerirse, enerji değeri o kadar yüksektir ve ne kadar su içerirse o kadar düşüktür. Mesala, 100 gr. baklava 650 kalori içerirken, 100 gr. salatalık 20 kalori içerir.

 

Çocukların kalori ihtiyacı erişkinlerden daha fazladır. Yetişkinlerde ise yaş ilerledikçe enerji gereksinimi azalır. Yiyeceklerin yukarıda söz edilen bu özelliklere dikkat edilmeden tüketilmesi halinde ya kalori fazlalığı veya kalori azlığı söz konusu olacaktır. Vücuda gereğinden fazla kalori alınması sonucunda sıkça şişmanlık görünmektedir.

 

Doç. Dr. İbrahim Sakçak

Videolar

Arabic English Turkish
WhatsApp WhatsApp Hattı