Obezite cerrahisiyle ilgili detaylı bilgi ve randevu için bize hemen ulaşın...


Tüp Mide Ameliyatı

Ankara ilinde hizmet veren Doç. Dr. İbrahim Sakçak, tüp mide ameliyatı (Sleeve Gastrektomi) konusunda uzmanlaşmış bir doktordur. Bu cerrahi işlem, fazla kilolardan kurtulmak için en etkili yöntemlerden biridir. Bu sitede tüp mide ameliyatı (sleeve gastrektomi) hakkında detaylı bilgiler bulunmaktadır. Bununla birlikte, ameliyatla ilgili merak ettiğiniz başka konular varsa, hekiminize ve diyetisyeninize danışmanızı öneririm. Onlar size daha fazla bilgi sağlayabilir ve herhangi bir sorunuzu cevaplayabilir.

Bilimsel Yayınlar

Ulusal ve Uluslararası Çıkmış Yayınlarım

vki hesaplama

VKİ Hesaplama

Beden Kitle Endeksi (VKİ) Hesaplama

Online Randevu

Online randevu oluşturmak için tıklayınız.

Doç. Dr. İbrahim Sakçak

H a k k ı m d a

Doç. Dr. İbrahim Sakçak 

1966’da Sungurlu’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Sungurlu, Ödemiş ve Ankara’da tamamladı.

1989 yılında, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1989–1990 yıllarında Erzurum Oltu ilçesinde mecburi hizmet görevinde bulundu. 1995 yılında, SB. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 5. Cerrahi Kliniğinde, Genel Cerrahi uzmanlık eğitimini tamamladı.

Çorum Devlet Hastanesi, Anamur Devlet Hastanesi, Adıyaman Devlet Hastanesi’nde görev yaptıktan sonra, 2008 yılında SB. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine atandı. Çorum Devlet Hastanesi’nde Laparoskopik ameliyatları ilk olarak gerçekleştiren cerrahlar arasında yer aldı. 2009 yılında Kafkas Üniversitesi Tıp fakültesinde girişimsel Endoskopi eğitimi aldı.

Obeziteden Kurtulanların Hikayeleriyle İlham Al

"Hayatınızı Şekillendirin, Obezite Cerrahisiyle Yeni Bir Yolculuğa Adım Atın"

Ağrısız Tüp Mide Ameliyatı

Obezite tedavisi amacıyla en sık ameliyat Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide Ameliyatı)’ dir. Tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık % 80’i çıkarılmaktadır.

Midenin çıkarılan kısmı sonradan özellikle kontrolsüz beslenme nedeniyle büyümüş olan bölümüdür. Kalan mide kısmı tüm mide fonksiyonlarını yerine getirmek için yeterlidir.

Ameliyatta mide açılmaz ve özel bir cihaz yardımıyla kapalı olarak mide iki bölüme ayrılır. Büyük ve gereksiz olan kısmı çıkarılarak sağlıklı ve olması gereken kısmı bırakılır.

Tüp mide ameliyatında özel cihazla ayrılan ve kalan mide kısmının kesi hattı manuel olarak ve özel bir teknikle devamlı olarak dikilir. Bu dikiş kanama ve başka sorunları çok büyük oranda önler.

Tüp mide ameliyatı ortalama bir saat kadar süren bir ameliyattır. Ameliyat tamamlandıktan sonra hasta bir saat kadar dinlenme ve uyanma odasında kalarak anestezik ilaçları atması sağlanır. Bu süreç sonunda hasta yatağına alınır. Ameliyat sonrası erken dönem olarak adlandırdığımız bu zaman aralığı 4-5 saat kadar sürer. Erken dönemin ardından hastamız ayağa kaldırılır ve yürütülür. Ayağa kalkan hastamız kendi özel ihtiyaçlarını giderebilir.

Tüp mide ameliyatında en çok endişe edilen durumlardan biri ameliyat sonrası aşırı ağrı olması. Bu ağrı dönemi ilk saatlerde olur. Doç. Dr.İbrahim Sakçak Kliniği olarak özel bir teknikle hastanın bu süreci ağrısız ve konforlu geçirmesini sağlıyoruz.

Ameliyatın sonunda mide etrafındaki ağrı sinirlerine uyguladığımız özel anestezi ilaçları ile geçici sinir bloğu uygulayarak ağrısız ve konforlu bir ameliyat sonrası süreç olmasını sağlıyoruz.

Uyguladığımız bu özel teknik sayesinde tüp mide ameliyatını korkulacak bir ameliyat olmaktan çıkartıyoruz.

Her gün yeni bir uygulama geliştirdiğimiz bu alanda son yöntemimiz olan ağrısız tüp mide ameliyatı Türkiye’de ve dünyada ilkler arasında yer almaktadır.

Drensiz Tüp Mide Ameliyatı

Ameliyatlarda içerde biriken kan ve diğer sıvıları vücut dışına almak için vücut boşluğuna yerleştirilen yumuşak silikon veya plastik yapıdaki kateterlere DREN* diyoruz. Dren cerrah için bir hastayı takip ve gelişmeleri gözlemleme fırsatı sunmaktadır; oysaki hastalar için hiç de öyle değildir. Adeta korkulu bir rüyaya yol açmakta bazı hastaların kâbusu olabilmektedir. Genellikle hastalar kendi iyilikleri için dren konduğunu düşünerek bu sıkıntılara ses çıkarmazlar.

Obezite ameliyatlarının en çok yapılanı Tüp Mide Ameliyatı’dır. Tüp mide ameliyatında cerrahların tamamına yakını dren koymaktadır. Böylece cerrah kendini rahat hissedebilmektedir. Doç.Dr. İbrahim Sakçak Kliniği olarak son zamanlarda hasta takibinde başka kriterler vasıtasıyla bilgi rahatlıkla alabildiğimiz ve hasta konforunu da ön planda tuttuğumuz için dren uygulamasını özel durumlar dışında yapmamaktayız. Drensiz tüp mide ameliyatı sonrası hasta vücudundan dışarı sarkan plastik bir malzeme görmediği için psikolojik olarak kendini daha rahat hissetmekte; aynı zamanda drenin verdiği ağrıda olmadığı için iyileşme süreci hızlanmakta ve hastaneden erken taburcu olma imkânı ortaya çıkmaktadır. Dren uygulamasının olumsuz etkileri

  1. Yanlış bir güven duygusu yaratabilmektedir.
  2. Drenler genellikle kanla tıkanmakta ve fonksiyon görmemektedir
  3. Drenler enfeksiyon kaynağı olabilmektedir.
  4. İyileşmeyi geciktirmektedir.

Sonuç olarak; yukarda saydığımız nedenler ve yakın hasta takibi, minimal kanama ile gerçekleştirdiğimiz ameliyatlar dolayısıyla zorunlu haller dışında dren uygulamayarak cerrahi konforu artırmaktayız.

Tüp Mide Ameliyatı (Obezite Cerrahisi)

Bilgilendirme Videoları

“Sağlıklı Kararlarla Mutlu Bir Yaşam ve Sağlıklı Geleceğe Adım Atın”

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Tüp Mide Ameliyatı Kimleri ve Nasıl Uygulanır?

Tüp Mide Ameliyatının Avantajları

Tüp Mide Ameliyatının Dezavantajları

Tüp Mide Ameliyatının Riskleri Nelerdir

Tüp Mide Ameliyatı Olmak İçin Kaç Kilo Olmak Gerekir?

Tüp Mide Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Tüp Mide Ameliyatı Olmak İçin Kaç Kilo Olmak Gerekir?

Tüp Mide Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

Tüp Mide Ameliyatı Öncesi ve Sonrası Nelere Dikkat Etmeliyim?

Tüp Mide Ameliyatında Midenin Yüzde Kaçı Çıkartılır?

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Nasıl Beslenmeliyim?

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kaçak Riski Var Mıdır?

Tüp mide Ameliyatı sonrası iç dikişler ne zaman iyileşir?

Tüp Mide Ameliyatı Sonrasında Kaç Gün Hastanede Kalınır?

Ameliyat Sonrası Sosyal Hayatıma Ne Zaman Dönebilirm?

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Mide Büyür Mü?

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası İz Kalır Mı?

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Cinsellik Ne Zaman Olur?

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Ne Zaman Spora Başlamalıyım?

Tüp Mide Ameliyatı (Mide Küçültme Ameliyatı) Tedavisi

Tüp Mide Ameliyatıyla Hayallerinize Adım Atın, Geleceğinizi Şekillendirin!

Tüp mide ameliyatı, obezite ve aşırı kilo sorunlarıyla başa çıkmak isteyen bireyler için etkili bir çözüm olabilir. Bu yazıda, tüp mide ameliyatının ne olduğunu, kimlere uygulandığını, ameliyat sürecini ve potansiyel sonuçlarını ele alacağız.

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Tüp mide ameliyatı, obezite tedavisinde kullanılan bir cerrahi yöntemdir. Bu ameliyat sırasında midenin büyük bir kısmı çıkarılır ve küçük bir tüp şeklinde yeniden şekillendirilir. Bu, kişinin daha az yemek yemesine ve kilo kaybetmesine yardımcı olur.

Ameliyat Süreci

Tüp mide ameliyatı, genellikle laparoskopik yöntemle gerçekleştirilir. Bu, küçük kesiler yaparak ve özel aletlerle ameliyatı gerçekleştirmeyi içerir. Ameliyat süreci genellikle şu adımları içerir:

  1. Genel anestezi altında hasta uyuşturulur.
  2. Karın bölgesine küçük kesiler yapılır ve laparoskopik aletler ile mideye erişim sağlanır.
  3. Midenin büyük bir bölümü çıkarılarak tüp şeklinde yeniden şekillendirilir.
  4. Kesiler kapatılır ve iyileşmeye bırakılır.

Potansiyel Sonuçlar

Tüp mide ameliyatı sonrasında bireyler genellikle aşağıdaki potansiyel sonuçları deneyimleyebilir:

  • Diyabet, hipertansiyon gibi obeziteye bağlı sağlık sorunlarında iyileşme.
  • Daha hızlı kilo kaybı ve uzun süreli kilo kontrolü.
  • Daha fazla enerji ve yaşam kalitesinde artış.

Tüp mide ameliyatı etkili bir seçenek olabilir. Ancak her ameliyat gibi riskleri ve faydaları göz önünde bulundurmalısınız. Uygun bir ameliyat yöntemi belirlemek için mutlaka uzman bir doktora danışmalısınız.

Tüp Mide Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Obeziteyle Mücadelede Etkili Bir Yöntem

Tüp mide ameliyatı, obezite sorunuyla baş etmek isteyen bireyler için önemli bir alternatif olabilir. Bu makalede, tüp mide ameliyatının kimlere uygulandığını ve bu ameliyatın kimler için uygun bir seçenek olduğunu detaylarıyla ele alacağız.

Tüp mide ameliyatı, aşağıdaki durumlar göz önünde bulundurularak düşünülebilir:

  • Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 40’ın Üzerinde Olanlar: VKİ 40 veya daha yüksek olan bireylerde ameliyat genellikle daha fazla kilo verme gerekliliği nedeniyle düşünülebilir.
  • VKİ 35 ve Üzerinde Olanlar ve Obeziteye Bağlı Sağlık Sorunları Yaşayanlar: Eğer VKİ 35 veya daha yüksekse ve aynı zamanda obeziteye bağlı diyabet, hipertansiyon gibi sağlık sorunları yaşıyorsanız, tüp mide ameliyatı tedavi seçeneklerinden biri olabilir.
  • Diğer Kilo Verme Yöntemlerinin Başarısız Olduğu Durumlar: Daha önceki kilo verme çabalarınıza rağmen istenilen sonuçları elde edemediyseniz, tüp mide ameliyatı alternatif bir çözüm olabilir.

Tüp Mide Ameliyatı Öncesi Değerlendirme

Tüp mide ameliyatı düşünen bireylerin, doktorlarıyla detaylı bir ön değerlendirme yapmaları önemlidir. Doktorunuz sizin için en uygun tedavi seçeneğini belirlemek için tıbbi geçmişinizi, sağlık durumunuzu ve kilo verme hedeflerinizi değerlendirecektir.

Sonuç: Tüp mide ameliyatı, obezite sorununa etkili bir çözüm olarak görülebilir. Ancak her bireyin durumu farklıdır ve ameliyatın uygunluğu doktorunuz tarafından belirlenmelidir. Sağlık profesyonelleri ile işbirliği yaparak en iyi tedavi seçeneğini bulabilir ve sağlıklı bir yaşam yolunda adım atabilirsiniz.

Tüp Mide Ameliyatı Fiyatları

Tüp Mide Ameliyatı Ücreti Ne Kadar?

Bu yazıda; tüp mide ameliyatı fiyatları, tüp mide ameliyatı maliyeti, tüp mide ameliyatı ne kadar gibi soruların yanıtları bulunmaktadır.

Tüp mide ameliyatı, obezite ile mücadelede etkili bir yöntem olabilir. Ancak birçok kişi için merak edilen konulardan biri de tüp mide ameliyatı fiyatlarıdır. Bu yazıda, Ankara’da tüp mide ameliyatı fiyatlarını etkileyen faktörleri ve sağlığınıza yatırım yaparken nelere dikkat etmeniz gerektiğini ele alacağız.

Sağlığınıza Yatırım Yaparken Bilinçli Seçimler

Tüp Mide Ameliyatı Fiyatlarını Etkileyen Faktörler

Tüp mide ameliyatı fiyatları, çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bunlar arasında:

  • Hastanenin ve Doktorun Deneyimi: Deneyimli bir doktor ve kaliteli bir hastane, ameliyatın başarısı için önemlidir. Ancak bu da genellikle fiyatı etkileyen bir faktördür.
  • Hastanenin Konumu: Ankara’da hastane konumlarına göre fiyatlar değişebilir. Merkezi yerlerde bulunan hastaneler genellikle daha yüksek fiyatlarla hizmet verir.
  • Sağlık Hizmetleri: Ameliyat sonrası sağlık hizmetleri, takip muayeneleri ve diyet danışmanlığı gibi ek hizmetler de fiyatı etkileyebilir.

Tüp Mide Ameliyatı Fiyatları Önemli Olsa Da, Sağlığınızı Riske Atmamak Da Bir O Kadar Önemlidir. İşte Dikkate Almanız Gereken Noktalar:

  • Uzmanlık ve Deneyim: Ameliyatı gerçekleştirecek doktorun uzmanlığı ve deneyimi önceliklidir. Uygun fiyatlarla deneyimsiz doktorlardan kaçının.
  • Ameliyatın Gerçekleşeceği Hastanenin Kalitesi: Kaliteli sağlık hizmetleri için bütçenizde esneklik sağlayın.
  • Detaylı Bilgi: Doktorunuzla ve hastane yetkilileriyle iletişim kurarak fiyatların neleri içerdiğini ve olası ek maliyetleri öğrenin.

Sonuç: Tüp mide ameliyatı fiyatları Ankara’da çeşitlilik gösterebilir ancak sağlığınıza yapacağınız yatırımın önemi asla göz ardı edilmemelidir. Uygun maliyetli bir ameliyat seçmek yerine, uzmanlığı kanıtlanmış sağlık profesyonellerine ve kaliteli sağlık hizmetlerine yatırım yaparak uzun vadeli sağlık kazanımları elde edebilirsiniz.

Mide Küçültme Ameliyatı

Sağlıklı Geleceğe Adım Atarken Bilmeniz Gerekenler

Mide küçültme ameliyatı, obezite ve aşırı kilo sorunlarıyla mücadele eden bireyler için umut vaat eden bir seçenektir. Bu yazıda, mide küçültme ameliyatının süresini, ameliyatın nasıl gerçekleştiğini ve ameliyat sonrası beklentileri ele alacağız.

Mide Küçültme Ameliyatı Nedir?

Tüp mide ameliyatı, obezite tedavisinde kullanılan bir cerrahi prosedürdür ve mide küçültme ameliyatı olarak da bilinir. Bu ameliyat sırasında midenin boyutu azaltılır ve daha küçük bir mide oluşturulur. Bu, kişinin daha az yemek yemesini sağlayarak kilo kaybını destekler.

Mide Küçültme Ameliyatı Süresi Nasıl Belirlenir?

Mide küçültme ameliyatının süresi, birçok faktöre bağlı olarak değişebilir. Bu faktörler şunları içerebilir:

  • Ameliyatın Türü: Farklı mide küçültme ameliyatları farklı sürelere sahip olabilir. Laparoskopik (kapalı) veya açık ameliyat gibi seçenekler arasında süre farklılıkları olabilir.
  • Hasta Durumu: Hastanın genel sağlık durumu, ameliyatın süresini etkileyebilir. Sağlık sorunlarının varlığı veya hastanın genel durumu ameliyatın daha uzun sürmesine neden olabilir.
  • Cerrahın Deneyimi: Cerrahın deneyimi ve uzmanlığı, ameliyatın süresini etkileyebilir. Deneyimli bir cerrahın daha hızlı ve daha etkili bir şekilde ameliyat yapması mümkündür.

Mide Küçültme Ameliyatı Süreci ve Süresi

Mide küçültme ameliyatının süresi genellikle 1 ila 4 saat arasında değişebilir. Bu süre, hastanın durumuna, ameliyatın türüne ve ek faktörlere göre değişebilir. Ameliyat, genel anestezi altında gerçekleştirilir ve hastanın uykuda olduğu bir süreçtir.

Ameliyat Sonrası Beklentiler

Mide küçültme ameliyatı sonrasında hastalar, ameliyat sonrası döneme geçiş yaparlar. İlk birkaç gün hastanede gözlem altında geçebilir ve hastanın iyileşme süreci yakından takip edilir. Ameliyat sonrası dönemde diyet düzenlemeleri ve doktorun önerilerine uyum büyük önem taşır.

Tüp Mide Ameliyatı İle İlgili Sıkça Sorulanlar

Tüp Mide Ameliyatı İle Kaç Kilo Verilebilir?

Tüp Mide Ameliyatı İle Kaç Kilo Verilebilir; Tüp mide ameliyatı, kişinin ideal kilosuna ulaşması hedeflenir. İdeal kilo yaşla birlikte değişmektedir. Örnek vermek gerekirse 160 cm boyunda 30 yaşındaki bir kişinin ideal kilosu 60 kilogram civarındadır.

Tüp Mide Ameliyat olacak kişinin ameliyat öncesi kilosuna göre kilo verme hızı değişir ve ideal kilosuna yaklaştıkça yavaşlayan bir kilo verme süreci olur. Örneğin 130 kilo ile ameliyat olan 170 santimetre boyundaki bir kişi 70 kilogram civarına düştüğünde kilo vermesinin durması beklenirken, 110 kilo ile ameliyata giren kişinin de aynı şekilde 70 kilogram civarında kilo vermesinin durması beklenir. Verilecek kilo kişinin ameliyat öncesi kilosuna göre değişir. ancak hedeflenen kilo her zaman ideal kilo civarında veya altında olmalıdır.

Ameliyat sonrası ilk aylar hızlı bir kilo verilir. Örneğin 130 kilo ağırlığında olan bir kişi ilk ay 15 kilo civarında kilo vermesi beklenir.  İkinci ay ise 10 kilo, takip eden aylarda ise 5 kilo vermesi normaldir. Bu şekilde toplam verilecek kilonun yarısı ilk 4 ay içinde kalan yarısı ise devam eden 8 aylık süreç içinde verilir. 1. yıl ile 2. yıl arasında kilo verme durur veya çok azalır. Genellikle bu süre içinde kilo sabitlenir.

2. yıldan sonra ise %5 yüzde 15 arasında tekrar kilo alma olur. Ancak, diyelim ki 120 kilo ile ameliyat olan bir kişi ilk 4 ayda 90 kiloya 1 yılda ise 60 kiloya kadar düştü. 1. yıldan sonra kilosu sabit kalır 2. yıl ile 5 yıl arasında 5 ile 10 kilo arasında değişen kilo alabilir.

Eğer dikkat edilirse kilo alınmayabilir hatta kilo verilebilir.

Bu durum kişiden kişiye değişebilir. O nedenle tüp mide ameliyatından sonra verilecek kilo kişilerin özelliklerine göre değişir. Hatta, ameliyatı yapan cerrahın yöntemine, kullanılan ölçü tipine göre değişiklikler gösterebilir.

32 ile 40 French ebatlarında Genellikle tüp mide ameliyatında Tüpler kullanılır. Bu ölçüler santimetre olarak ifade edildiğinde 1.2 cm ile 1.8 cm arasında değişir. Hangi tüpün kullanılacağına Cerrah kendi bilgi ve deneyimine göre karar verir.

Ameliyat olan kişi başka sağlık sorunları taşıyorsa, örneğin anoreksiya nevroza dediğimiz yemek yeme bozukluğu varsa beklenenden fazla kilo verebilir. Tüp mide ameliyatından sonra aşırı kilo verme beklenen bir durum değildir. Bu durum çok çok nadir görülür.

Tüp Mide Ameliyatına Nasıl Hazırlanmalıyım?

Tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık %80’lik kısmı çıkarılmaktadır. Ameliyat sonrası; bir sürahi kadar olan mide bir çay bardağı kadar bir hacme inmektedir. Bu nedenle eskiye oranla çok daha az gıda ile beslenme sağlanmaktadır.

Tüp mide ameliyatı öncesi özel bir hazırlık genellikle gerekmez; ancak kişiye özgü bazı durumlar söz konusudur. Bunlar;

Ameliyattan önceki akşam çorba yoğurt gibi hafif bir beslenme yapılmalıdır. Mideyi yoracak gıdalardan kaçınılmalıdır. Ameliyat saatinden en az 10 saat öncesinden beslenme sonlandırılmalıdır. Örneğin sabah saat 09:00’da ameliyat olunacaksa önceki akşam saat 23:00’ten itibaren beslenme stoplanmalıdır. Bu saatten sonra su dahi içilmemelidir, adeta oruç olarak ameliyata gelinmesi gerekir. Ameliyat mide bölünerek yapılacağı için midenin tamamen boş olması önemlidir.

Tüp mide ameliyatı öncesi çok fazla kilosu olanlar (örneğin 250 kg ve yukarısı) için önceden bir miktar kilo verilmesi sürecin daha sorunsuz geçmesini sağlayacaktır. Bu dönemde diyet, mide botoksu, mide balonu veya ilaçlar verilerek mümkün olduğunca kilo verme sağlanabilir. Eğer ameliyat olacak kişi 200 kg’ın altında ise genellikle bu tür bir hazırlık gerekmemektedir.

Tüp mide ameliyatı olacak kişinin ameliyattan önceki dönemde kullandığı ilaçlarda önemlidir. Bu ilaçlardan hipertansiyon için kullanılan tansiyon ilaçları, antitrombotik ilaçlar (kan sulandırıcı), bazı hormon ilaçları hekime söylenmelidir. Eğer tansiyon ilacı kullanılıyorsa ameliyat sabahı dahi 2 yudum suyla içilmelidir. Yani ameliyat olacağım diye tansiyon ilacı bırakılmamalıdır. Antitrombotik ilaçlardan aspirin türevi olanlar (coraspin, ecopirin v.b.) ilaçları ameliyattan 5 gün önceden kesilmelidir. Eğer Coumadin, Pilavix gibi ilaçlar kullanılıyorsa ameliyatta kanamayı artırmamak için 3 gün önceden kesilip düşük molekül ağırlıklı heparin (fraxiparin, clexan v.b.) gibi ilaçlara geçilerek ameliyattan 2-3 sonra tekrar eski ilaçlarına devam etmek gerekir.

Tüp mide veya diğer bir deyişle mide küçültme ameliyatı olacak kişi tiroid ilaçları, kortizon gibi ilaçlar kullanıyorsa bu ilaçları nasıl kullanması gerektiğini ameliyat hekimine sormalıdır. Tiroid ilaçları genellikle ameliyat günü alınmaz; ameliyat sonrası ise ağızdan beslenmeye geçince bu ilaçlara devam etmelidir. Kortizon ilaçları birden kesilmemesi gereken ilaçlardır, bu nedenle ameliyat olacağım diye bu ilaçlar kesilmemelidir. Eğer yüksek doz kortizon ilacı alınıyor ise gerekirse ameliyat bir süre ertelenebilir.

Ameliyat öncesi ani gelişen, beklenmeyen sağlık sorunları nedeniyle ameliyat bir süre ertelenebilir. Eğer ateşli bir hastalık geçiriliyorsa ateşli dönem geçene kadar ameliyat ertelenir.

Kronik hastalığı olan kişilerin hastalığına göre özel hazırlık gerekebilir. Örneğin tip 2 diyabet (şeker hastalığı) olan kişilerin kan şekerleri düzenli takip edilmelidir. Kalple ilgili rahatsızlıkları olan kişiler koroner arter hastalığı varsa kardiyoloji hekiminin önerilerine göre tedbir alınmalıdır. Kalp yetmezliği varsa fazla sıvı yüklemektedir kaçınmak gerekir veya astma bronşiale varsa ameliyat önce nefes açıcı bazı uygulamalar gerekebilmektedir.

Tüp mide ameliyatı öncesi bazı hekimler tarafından bir süre için protein ürünleri ile beslenme ve diyet önerileri yapılabilmektedir. Bunlar genellikle gereksiz ve sonucu değiştirmeyecek yaklaşımlardır.

Sigara içen kişiler ameliyattan bir hafta veya 3-4 gün önce sigarayı bırakarak daha rahat bir ameliyat süreci geçireceklerini düşünebilirler; ancak bu böyle olmaz. Ameliyattan hemen önce sigaranın bırakılması balgam ve sekresyon artışına neden olarak solunum sıkıntısına neden olabilir. Ameliyat öncesi sigara bir ay önceden bırakılabilirse uygundur, ya da ameliyat gününe kadar azaltarak içilmesi daha uygun olabilir. Ameliyat sonrası ise ilk 10 gün sigara içilmesi önerilmez. Çünkü sigara yara iyileşmesini güçleştirir. Bu nedenle ameliyat sonrası mümkün olduğunca sigara içilmemesi, hatta bırakılması uygun olur.

Tüp mide ameliyatı olacak kişiye eskiden olduğu gibi ameliyat öncesi bağırsak boşaltıcı lavman gibi bir hazırlığa gerek yoktur. Bu işlemin bir faydası olmaz ve gereksizdir.

Daha önceden mide veya karın bölgesinden ameliyat geçirmiş olmak ameliyatı etkileyebileceğinden hekime bildirilmelidir. Özellikle mide ameliyatı olmuş kişilere yapılacak ameliyatına göre belirleneceği için detaylı bilgi alışverişi gerekir.

Tüp mide ameliyatı öncesi yapılacak tahliller bir günden kısa zamanda sonlanmaktadır. Bu nedenle uzun ve yorucu zaman almamaktadır. Tahlillere gelirken aç olarak gelmek gerekir, ancak tansiyon ilacı kullanıyorsanız az suyla ilacınızı alabilirsiniz.

Her şeyden önce hekiminize güveniniz ve size söylenenleri dikkate alınır.  Gittikçe daha çok yapılan ve bilgi birikimi üst düzeyde olan bu ameliyat obezitenin en etkili ve kalıcı tedavisini sağlayan ameliyatlardan en sık uygulanananıdır.

 

Tüp Mide Ameliyatından Ne Beklemeliyim?

Tüp Mide Ameliyatından Ne Beklemeliyim?

Tüp mide, obeziteye karşı mücadelenizde oyun alanını düzleştirmek için bir araçtır, ancak tek başına bir tedavi değildir. Genelde sağlıksız vücut ağırlığınızın %60-80’ini yaklaşık bir yıl içinde kaybetmeyi bekleyebilirsiniz. Bununla birlikte, hastalar ameliyatı önerdiğimiz diğer tüm araçlarla (sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz gibi) birlikte kullanmadıklarında kilo kaybı daha yavaş olabilir.

Tüm prosedürlerde olduğu gibi; Tüp mide ameliyatı, diğer tüm kilo verme araçlarınızın kullanımını kolaylaştıran güçlü bir araçtır. Ancak, bu yolculuğa en iyi ve en kalıcı sonuçlarımızın kapsamlı programlarımızda düzenli kontroller, diyetisyen danışmanlığı, vitamin kullanımı gibi ek önlemlerle başarıya ulaşılır. Kliniğimizin bu takip programları, ihtiyacınız olan her aracı size sağlamak için özel olarak tasarlanmıştır.

Mide Küçültme Ameliyatı Olanlar İlaç Kullanabilir Mi?

Sleeve Gastrektomi (Tüp mide ameliyatı)’nda midenin %80’i çıkarılır. Kalan mide kısmı ile eskiye göre daha küçük olur. Bunu anlaşılması açısından şu şekilde ifade edebiliriz: normalde sürahi kadar olan mide (2 lt) tüp mide ameliyatı’ndan sonra bir su bardağı (0,2 lt) hacmine düşmektedir.  Ameliyattan sonra mide küçüldüğü için Yenilen gıda miktarı eskiye göre çok azalır; ancak zamanla %10-15 oranında artar; bu artış hiçbir zaman önceki miktara ulaşmaz, dolayısıyla bu ameliyatı olanlar eski kilosuna gelemezler. Ameliyattan sonraki gün su ve komposto suyu ile beslenme başlatılır, 2. Gün çorba ve yoğurt menüye ilave edilir. Bu şekilde başlayan ve devam eden beslenme ile bir ay geçtikten sonra hemen her gıda yenilip içilebilir. Ameliyattan sonra bir ay geçtiğinde yasak hiçbir gıda olmaz. Hemen her şey yenilip içilebilir. Burda dikkat edilmesi gereken katı gıdaların iyi çiğnenerek yutulmasıdır. Serbest olan beslenme gibi tüm ilaçlarda eskisi gibi rahatlıkla yutulabilir. Tüp mide ameliyatı olmak ilaç kullanımı açısından eskiye göre hiçbir değişikliğe yol açmaz. Mide küçük olduğu için daha az gıda almak dışında herhangi bir ilaç kullanımı veya beslenme açısından bir değişiklik yaratmaz.

Mide küçültme ameliyatı veya diğer bir deyişle tüp mide ameliyatı sonrası yaşamda önemli değişiklikler olur. Bu değişiklikler hiçbir zaman olumsuz manada değildir. Her açıdan yaşam kalitesi yükselir. Çünkü; obezite 32 farklı hastalığa neden olmaktadır. Bu hastalıklardan ya kurtulunmaktadır ya da bu hastalıklara ait riskler düşmektedir.

Tüp mide ameliyatı olan kişi hap yutacaksa eskiden olduğu gibi 2 yudum suyla hapını rahatlıkla yutabilir, bu hapın ne olduğunun hiçbir önemi yoktur. Çünkü ameliyattan sonra mide sadece küçülmektedir, başka bir şey olmamaktadır. Mide ne kadar küçük olursa olsun her çeşit hapın geçebileceği kadar da geniş olacaktır.

Örneğin kişi ameliyattan önce tansiyon ilacı kullanıyorsa aynen kullanmaya devam edecektir. Eğer kilo verdikten sonra tansiyonu normale düşer ise doktorunun önerisiyle ilacı kesebilir. Haplarda olduğu gibi mide küçültme ameliyatım olanlar her çeşit iğneyi bu ameliyatı olmayanlar gibi yaptırabilir. Bu iğnenin damardan veya intramusküler dediğimiz kas içi uygulamasıda önceki gibi olmaktadır.

Ayrıca şunu bilmelisinizki Doç. Dr. İbrahim Sakçak Ankara’da tüp mide ameliyatı yapan en iyi doktordur.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Küçültülen Mide Daha Sonra Yeniden Büyür Mü?

Mide küçültme ameliyatı ile midenin yaklaşık %80’lik kısmı çıkarılmaktadır. Kalan mide bölümü 200 ml hacmindedir. Bu hacim uzun süre aynı kalır. Ameliyattan 1 sonra 2 yıl geçtiğinde mide beslenme durumuna ve yaşam tarzına bağlı olarak bir miktar büyür. Bu büyüme çok sınırlı düzeyde gerçekleşir ve genellikle %10-15 oranında olur. Midenin hacmi %20’ye düştüğünde büyüme sonrası eski hacminin en fazla %35’i kadar olur. Bu durum şu anlama gelir; standart bir tüp mide ameliyatı geçirmiş olan kişi hiçbir zaman eski kilosuna geri dönmez.

Midenin tekrar büyümesini etkileyen baz faktörler vardır. Bunların başında ameliyatta midenin ne kadar küçültüldüğü, midenin fundus kısmının çıkarılıp çıkarılmadığı gibi faktörlerdir. Midenin en üst bölümü olan fundus kısmı aynı zamanda en ince kısmıdır ve genişlemeye en uygun bölümüdür. Bu nedenle fundus ’un çıkarılması çok önemlidir. Aynı zamanda fundus açlık hormonu olarak bilinen Ghrelin hormonun un salgılandığı bölümdür. Fundus yeterince çıkarıldığında iştahta da azalma meydana gelecektir.

Midenin büyümesini beslenme tarzı ve miktarı ’da etkili olmaktadır. Eğer Cola, gazoz, fanta gibi içecekler çok içilirse midede büyütücü etki yapabilmektedirler. Bu durumun tek istisnası gazı azaltılmış maden suyudur. Maden suyu hem mineral ihtiyacımızı karşılayacaktır hem de kilo vermemizi hızlandıracaktır.

Katı sıvı ayrımı da midenin büyümesinde etkili etmenlerdendir. Eğer sıvıları katılarla beraber tüketirsek özellikle hacimsel olarak genişleme potansiyeli yüksek gıdalar olan karbonhidratlar mide de büyümeye neden olabilirler. Bu konuda yine de çok katı davranmamak gerekir. Örneğin kahvaltıda çay içmekte hiçbir sakınca yoktur veya çok kuru gıdaları tüketirken bir miktar ayran meyve suyu ile yumuşatmak gerekir. Katı sıvı ayrımı yapacağım diye kuru kuru tüketmeğe çalışmak hem rahatsız edici olur hem de sağlıklı bir beslenme tarzı olmaz. Genellikle önerilen yemeklerden yarım saat önce sızı alımını azaltmak yarım saat sonra da tekrar başlamak tarzında olmalıdır.

Tüp mide ameliyatı ile kalan midenin büyüklüğünü ayarlamak için; ameliyat esnasında ağız yoluyla anestezist tarafında kalibrasyon (ölçü) tüpü yerleştirilir. Bu tüp yaklaşık 12 mm çapındadır. Yani bu kalacak midenin çapının bu genişlikte olacağını gösterir. Bazı cerrahlar daha büyük çaplı kalibrasyon tüpü kullanmayı tercih ederler. Daha geniş çaplı kalibrasyon tüpleri yeterince kilo vermeyi güçleştirebilir, bazı cerrahlar ise daha dar çaplı kalibrasyon tüpü kullanabilirler. Bu durum mide de darlık ve kusma şikayetlerine neden olabilir. Bu nedenle ortalama kabul gören kalibrasyon tüpü ölçü olarak 12 mm dir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kilo Verememe Sorunu

tüp mide ameliyatı ankara

Tüp Mide Ameliyatı olduktan sonra kilo verememe söz konusu değildir. Eğer kilo verilemiyorsa o zaman midenin olması gerekenden büyük bırakıldığı ihtimali söz konusudur.

Diyelim ki, 120 kilo ile ameliyat olan bir kişi 100 kilonun altına inemedi. Bu pek mümkün bir durum değildir.

Ancak aşırı yeme bozukluğu olan, sürekli alkol alan, fazla miktarda çikolataya tüketen kişilerde bu durum ameliyattan sonra da devam ederse yeterince kilo veremeyebilir.

Tüp mide ameliyatı ile kilo vermeyi belirleyen pek çok faktörden birkaçı spor yapmak, bol su içmek, lokmaları iyi çiğnemek gibi durumlardır.

Eğer hasta lokmaları iyi çiğniyor, düzenli yürüyüş yapıyor, günde en az 1,5 litre su içiyor ise rahatlıkla ideal kilosuna ulaşması beklenir.

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Uygulanır?

Sağlığınıza Yeni Bir Başlangıç

Giriş: Tüp mide ameliyatı, obezite ve aşırı kilo sorunlarıyla başa çıkmak isteyenler için umut verici bir çözüm olabilir. Bu makalede, tüp mide ameliyatının nasıl uygulandığını ve ameliyat sürecinin adımlarını detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

Tüp Mide Ameliyatı:

Temel İlkeler Tüp mide ameliyatı, midenin büyük bir kısmının çıkarılarak tüp şeklinde yeniden şekillendirildiği bir cerrahi prosedürdür. Bu ameliyat, kişinin yemek yeme kapasitesini azaltmayı ve kilo kaybetmeyi kolaylaştırmayı hedefler.

Ameliyat Süreci Adımları:

  1. Hazırlık Aşaması: Ameliyat öncesi değerlendirmeler ve testler gerçekleştirilir. Doktorunuz, genel sağlık durumunuzu değerlendirir ve ameliyatın uygun olup olmadığına karar verir.
  2. Ameliyat Günü: Ameliyat genellikle laparoskopik yöntemle (kapalı ameliyat) gerçekleştirilir. Genel anestezi altında uygulanan bu ameliyatta, küçük kesiler yapılarak özel aletlerle midenin içine erişim sağlanır.
  3. Mide Şekillendirme: Midenin büyük bir kısmı çıkarılır, ardından geride kalan bölüm tüp şeklinde dikişlenir. Bu, kişinin daha küçük bir mide hacmine sahip olmasını sağlar.
  4. Dikiş ve İyileşme: Ameliyat sonrası dikişler kapatılır ve iyileşme süreci başlar. Hastanede kalış süresi ameliyatın türüne ve hastanın durumuna göre değişebilir.
  5. Ameliyat Sonrası Bakım: Ameliyat sonrası dönemde hastaların özel bir diyet izlemesi gerekebilir. Doktorunuzun önerilerini takip etmek, sağlıklı bir iyileşme süreci için önemlidir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beklentiler:

Tüp mide ameliyatı sonrasında bireyler genellikle şunları deneyimleyebilir:

  • Daha az yemek yeme isteği
  • Hızlı kilo kaybı
  • Obeziteye bağlı sağlık sorunlarında düzelme

Sonuç: Tüp mide ameliyatı, obezite ile mücadelede etkili bir seçenek olabilir. Ameliyatın nasıl uygulandığını anlamak, bu süreçteki kararlarınızı bilinçli bir şekilde yapmanıza yardımcı olabilir. Uygun bir doktor ile işbirliği yaparak, sağlığınıza yeni bir başlangıç yapabilirsiniz.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kilo Kaybı

Tüp mide ameliyatı, obeziteyle mücadele eden bireyler için umut verici bir yol olabilir. Ancak ameliyat sonrası kilo kaybı konusu, birçok insanın merak ettiği bir sorudur. Bu makalede, tüp mide ameliyatı sonrası kilo kaybının nasıl gerçekleştiğini, etkileyen faktörleri ve başarı hikayelerini ele alacağız.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kilo Kaybı Nasıl Gerçekleşir?

Tüp mide ameliyatı sonrası kilo kaybı, birden fazla faktörün birleşiminden kaynaklanır. Ameliyatın etkisiyle mide hacmi azaldığı için daha az yemek yemek gerekebilir. Aynı zamanda hormonal dengelerde değişiklikler yaşanabilir, bu da iştahı ve yemek isteğini azaltabilir.

Kilo Kaybını Etkileyen Faktörler:

Tüp mide ameliyatı sonrası kilo kaybı, kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu faktörler kilo kaybını etkileyebilir:

  • Başlangıç Kilosu: Ameliyat öncesi kilo, ameliyat sonrası kilo kaybını etkileyen önemli bir faktördür.
  • Yaş ve Cinsiyet: Yaş ve cinsiyet de kilo kaybını etkileyebilir.
  • Beslenme ve Fiziksel Aktivite: Sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve düzenli fiziksel aktivite, kilo kaybını hızlandırabilir.

Gerçekçi Beklentiler: Tüp mide ameliyatı sonrası kilo kaybı, her birey için farklı olabilir. Ortalama olarak, ameliyat sonrası ilk birkaç ay içinde haftada ortalama 1 ila 2 kilo arasında kilo kaybı yaşanabilir. Bu oran zamanla yavaşlayabilir.

Başarı Hikayeleri: Birçok insan, tüp mide ameliyatı sonrasında önemli kilo kaybı yaşayarak sağlıklı bir yaşama kavuşmuştur. Bu bireylerin başarı hikayeleri, ameliyat sonrası disiplinli beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle yakından ilişkilidir.

Sonuç: Tüp mide ameliyatı sonrası kilo kaybı, kişisel faktörlere bağlı olarak değişebilir. Başarılı bir kilo kaybı deneyimi için ameliyat sonrası doktor tavsiyelerine uyum sağlamak, sağlıklı beslenmek ve düzenli fiziksel aktivite yapmak önemlidir. Her bireyin kilo kaybı süreci farklı olabilir, ancak sağlığınıza kavuşmak ve daha enerjik bir yaşama adım atmak için tüp mide ameliyatı önemli bir adım olabilir.

Tüp Mide Ameliyatı Riskleri

Bilinçli Kararlar İçin Bilmeniz Gerekenler

Giriş: Tüp mide ameliyatı, aşırı kilo sorunlarıyla başa çıkmak isteyenler için umut vaat eden bir seçenektir. Ancak her cerrahi prosedürde olduğu gibi, tüp mide ameliyatı da bazı riskler içerebilir. Bu makalede, tüp mide ameliyatının potansiyel risklerini, risk faktörlerini ve bu riskleri en aza indirmek için alınması gereken önlemleri ele alacağız.

Tüp Mide Ameliyatının Potansiyel Riskleri:

Tüp mide ameliyatı, genellikle güvenli bir prosedürdür ancak bazı riskler içerebilir:

  • Enfeksiyon: Her ameliyatta olduğu gibi, enfeksiyon riski bulunmaktadır.
  • Kanama: Ameliyat sırasında veya sonrasında kanama riski olabilir.
  • Anestezi Komplikasyonları: Genel anestezi kullanıldığı için anestezi ile ilgili komplikasyonlar görülebilir.
  • Yara Yerinde Problemler: Yara iyileşmesi sorunları veya yara yerinde enfeksiyonlar meydana gelebilir.

Risk Faktörleri: Tüp mide ameliyatının riski, bazı faktörlere bağlı olarak değişebilir:

  • Sağlık Durumu: Var olan sağlık sorunları riski artırabilir.
  • Ameliyat Tecrübesi: Deneyimsiz cerrahlar tarafından yapılan ameliyatlar risklidir.
  • Obstrüksiyon: Mide tüpünün tıkanması gibi komplikasyonlar risk oluşturabilir.

Riskleri Minimize Etme Yolları:

Tüp mide ameliyatı düşünenler için aşağıdaki adımlar riskleri minimize etmeye yardımcı olabilir:

  • Uzman Cerrah Seçimi: Deneyimli ve uzman bir cerrah seçmek önemlidir.
  • Sağlık Değerlendirmesi: Ameliyat öncesi detaylı sağlık değerlendirmesi yapılmalıdır.
  • Doktor Tavsiyeleri: Doktorunuzun önerilerini takip etmek, riskleri azaltmada önemlidir.

Sonuç: Tüp mide ameliyatı, etkili bir kilo kaybı çözümü olabilir ancak potansiyel riskler içerebilir. Bilinçli bir şekilde karar vermek için ameliyat öncesinde doktorunuzla riskleri ve faydaları detaylıca tartışmalısınız. Riskleri minimize etmek ve başarı şansını artırmak için uzman bir cerrah seçmek ve doktorunuzun tavsiyelerine uyum sağlamak önemlidir.

Endoscopic Sleeve Gastroplasty (ESG = Endoskopik Tüp Mide)

Endoskopik Sleeve Gastroplasty (ESG=endoskopik tüp mide): Kiloyu Kontrol Altına Almanın Yeni Yolu

Günümüzde obezite, dünya genelinde giderek artan bir sağlık sorunudur. Fazla kilo, bir dizi sağlık sorununa neden olabilir ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Obeziteyi yönetmek ve kilo vermek için birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemlerden biri de “Endoskopik Sleeve Gastroplasty” veya kısaca “ESG” olarak adlandırılan bir işlemdir.

Endoskopik Sleeve Gastroplasty (ESG) Nedir?

Endoskopik Sleeve Gastroplasty, obezite tedavisinde kullanılan minimal invaziv bir işlem türüdür. Bu yöntem, mide hacmini küçültmeyi amaçlar ve bu sayede kişinin daha az yemek yemesini teşvik eder. ESG işlemi sırasında, bir esnek endoskop kullanılarak mideye girilir. Endoskop, bir tüp şeklinde bir cihazdır ve ağız yoluyla mideye doğru ilerletilir. Bu işlem sırasında herhangi bir cerrahi kesik yapılmaz.

ESG Nasıl Çalışır?

ESG işlemi, mideyi bir tüp şeklinde daraltarak çalışır. Bu tüp, mide iç yüzeyine özel dikişler veya askılar yerleştirilerek oluşturulur. Midenin üst kısmı, bu işlem sonucunda daha küçük bir hacme sahip olur, bu da kişinin daha az yemek yemesini sağlar. ESG, kilo kaybını teşvik eden bir dizi mekanizmayla etki eder:

Daha Az Yemek Yeme: Mide hacminin azalması, kişinin daha az yemek yemesine ve dolayısıyla daha az kalori almasına neden olur.

Tokluk Hissi: İnce bağırsakta yer alan hormonların salınımı, kişinin daha hızlı tok hissetmesine yardımcı olabilir.

Kalori Emilimi Azalır: ESG, yiyeceklerin emilimini azaltabilir, bu da kilo kaybını destekleyebilir.

Daha Az Açlık Hissi: ESG, kişilerin açlık hissini azaltabilir, bu da atıştırmalıkları ve büyük porsiyonları önlemeye yardımcı olabilir.

Kimler için Uygundur?

ESG, obeziteyi yönetmek isteyen ancak cerrahi işlemi istemeyen veya ameliyat riski taşıyan bireyler için bir seçenek olabilir. Ancak, ESG’nin herkes için uygun olmadığını unutmamak önemlidir. İdeal ESG adayları şunları içerebilir:

  • • BMI (Vücut Kitle İndeksi) 30-40 arasında olanlar.
  • • Diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri ile kilo verme denemelerine rağmen başarılı olamayanlar.
  • • Cerrahi işlem geçirmek istemeyenler veya cerrahiye uygun olmayanlar.
  • • Önceden sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatı geçirmiş ve yeterince kilo veremeyenler veya verip tekrar kilo alanlar

Ancak ESG, herhangi bir tıbbi işlem gibi riskler taşıyabilir ve her birey için uygun olmayabilir. Bu nedenle, ESG düşünen bireylerin doktorlarıyla detaylı bir değerlendirme yapmaları önemlidir.

Sonuç olarak

Endoskopik Sleeve Gastroplasty, kilo yönetimi ve obezite tedavisi için yeni bir seçenek sunmaktadır. Minimal invaziv bir işlem olması, cerrahi riski taşıyan bireyler için çekici kılar. Ancak herhangi bir kilo verme prosedürü gibi, ESG’nin de avantajları ve riskleri vardır. ESG hakkında daha fazla bilgi almak ve bu işlemin sizin için uygun olup olmadığını değerlendirmek için bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir.

Vertikal Klip Gastroplasti

Obezite, dünya genelinde giderek artan bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Fazla kilo, bir dizi sağlık sorununa neden olabilir ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Obeziteye yönetmek ve kilo vermek için birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Bu makalede, “Vertikal Klip Gastroplasti” veya kısaca “VKG” olarak adlandırılan bir kilo verme prosedürünün ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve kimler için uygun olduğunu ele alacağız.

Vertikal Klip Gastroplasti (VKG) Nedir?

Vertikal Klip Gastroplasti; obezite tedavisinde kullanılan minimal invaziv bir işlem türüdür. Bu yöntem, mide hacmini sınırlamayı amaçlar ve kişinin daha az yemek yemesini teşvik eder. VKG işlemi sırasında, bir kalibrasyon tüpü kullanılarak mideye girilir. Kalibrasyon tüpü bir tüp şeklindeki bir cihazdır ve ağız yoluyla mideye doğru ilerletilir. Bu tüp klavuzluğunda mide boydan boya bir klip ile sıkıştırılır. Böylece küçülen mide hacmi gıda alımının kısıtlanmasını ve dolayısıyla kilo vermeyi sağlar.

VKG Nasıl Çalışır?

VKG işlemi, mideyi daha küçük bir hacme sahip hale getirerek çalışır. Bu işlem sırasında, mide iç yüzeyine özel klipsler veya bağlantı cihazları yerleştirilir. Bu cihazlar, mideyi iki bölüme ayırarak üst kısmı daha küçük hale getirir. Sonuç olarak, kişi daha az yemek yer ve daha çabuk tok hisseder. VKG’nin kilo kaybını teşvik eden birkaç mekanizması vardır:

Azalan Mide Hacmi: Mide hacminin küçülmesi, kişinin daha az yemek yemesine ve dolayısıyla daha az kalori almasına yardımcı olur.

Daha Çabuk Tok Hissi: Midenin üst kısmının küçültülmesi, kişinin daha çabuk tok hissetmesine yardımcı olabilir.

Kilo Kaybını Teşvik: VCG işlemi sonucunda kilo kaybı teşvik edilir ve obezite ile ilişkili sağlık sorunları riski azalır.

Kimler için Uygundur?

Vertikal Klip Gastroplasti, kilo vermek isteyen ancak midenin kesilmesini istemeyen bireyler için bir seçenek olabilir. İdeal VKG adayları şunları içerebilir:

  • • BMI (Vücut Kitle İndeksi) 30 Kg m2’nin üzerinde olanlar.
  • • Diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri ile kilo verme denemelerine rağmen başarılı olamayanlar.
  • • Cerrahi işlem geçirmek istemeyenler veya cerrahiye uygun olmayanlar.

Ancak VKG, herhangi bir tıbbi işlem gibi riskler taşıyabilir ve her birey için uygun olmayabilir. Bu nedenle, VKG işlemi düşünen bireylerin doktorlarıyla detaylı bir değerlendirme yapmaları önemlidir.

Sonuç olarak

Vertikal Klip Gastroplasti, kilo yönetimi ve obezite tedavisi için umut veren bir seçenektir. Minimal invaziv bir işlem olması, cerrahi riski taşıyan bireyler için çekici kılar. Ancak herhangi bir kilo verme prosedürü gibi, VKG’nin de avantajları ve riskleri vardır. VKG hakkında daha fazla bilgi almak ve bu işlemin sizin için uygun olup olmadığını değerlendirmek için bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir.

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Takip Nasıl Yapılır?

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Takip Nasıl Yapılır?

Tüp mide operasyonu işleminden sonra hastaların düzenli olarak takip edilmesi çok önemlidir. Bu takiplerde hastalarımızdaki gidişatı izlemekteyiz. Ameliyattan sonra genellikle 2 veya 3 gün hastanede yatırılır. Herhangi bir sorun yok işse dren çekilerek hasta hastaneden çıkarılır. Hastaneden çıktıktan 5-6 gün sonra kliniğimizde ilk kontrolü yapmaktayız. Takiben ameliyattan 1 ay sonra, 3 ay sonra, 6 ay sonra ve 1 yıl sonra kontrol önermekteyiz. Takip eden yıllarda ise yılda bir kontrol önerilir. Her kontrol muayenesinde hastamızın hasta takip kartı klinik hemşiresi tarafından çıkarılır. Tansiyon, nabız, oksijen saturasyonu gibi ölçümler yapılarak bu kartlara işlenir. Daha sonra hastamız klinik diyetisyenimiz tarafından vücut analiz cihazına alınır. Vücut analiz cihazından çıktı alınarak kilo, yağ, kas ve sıvı değişimi ölçülür; sonuçlar diyetisyen tarafından yorumlanır. Kliniğimizin diyetisyen hastanın beslenme şekli sorgulanarak, hatalı davranışlar konusunda bilgilendirme yapılır.

Hasta en son ameliyatı gerçekleştiren cerrah tarafından kontrol edilerek gerektiğinde vitamin eksikliği varsa reçete verilir. Bazı kontrollerde hastadan kan tahlilleri yaptırıp öyle gelmesi istenir. Bu tahlillerde, tam kan, biyokimya, vitaminler ve hormonlar istenir. Eğer herhangi bir laboratuvar sonucu normalden farklı ise doktorunuz tarafından size gerekli vitamin veya diğer ilaçlar reçete edilir.

Mide küçültme ameliyatı, obezite tedavisi için uygulanan bir cerrahi müdahaledir. Bu ameliyat, genellikle kilo kaybını teşvik etmek ve obezite ile ilişkili sağlık sorunlarını azaltmak amacıyla gerçekleştirilir. Ancak, mide küçültme ameliyatının fiyatı, bir dizi faktöre bağlı olarak değişebilir.

Mide küçültme ameliyatı fiyatları, hastanın coğrafi konumu, cerrahi merkezin kalitesi, doktorun deneyimi ve kullanılan teknik gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterir. Ayrıca, hastanın genel sağlık durumu, ameliyatın karmaşıklığı ve kullanılan cerrahi teknik de fiyatı etkileyen diğer faktörler arasında yer alır.

Mide küçültme ameliyatının fiyatını belirlerken, genellikle ameliyatın kendisi, ameliyat öncesi ve sonrası bakım, anestezi, hastanede kalış süresi, doktor ücretleri ve cerrahi merkez masrafları gibi bir dizi unsuru içeren toplam bir maliyet düşünülür.

Ancak, bu tür bir ameliyatın maliyeti genellikle yüksek olabilir ve sağlık sigortası kapsamında olup olmadığı da fiyat üzerinde etkili olabilir. Mide küçültme ameliyatı için fiyat teklifi almadan önce, hastaların sigorta planlarını kontrol etmeleri ve ameliyatın kapsamındaki hizmetleri anlamaları önemlidir.

Sonuç olarak, mide küçültme ameliyatının fiyatı geniş bir aralıkta değişebilir ve bu nedenle potansiyel hastaların, doktorlarıyla veya cerrahi merkezlerle iletişim kurarak spesifik bir maliyetle ilgili bilgi alması önerilir.

Mide küçültme ameliyatı fiyatları, bir dizi faktöre bağlı olarak geniş bir aralıkta değişebilir. Bu faktörler arasında coğrafi konum, cerrahi merkezin ünü, doktorun deneyimi, kullanılan cerrahi teknik ve hastanın genel sağlık durumu bulunmaktadır. Mide küçültme ameliyatının fiyatının belirlenmesinde dikkate alınması gereken önemli unsurlar şunlardır:

  1. Coğrafi Konum: Cerrahi merkezin bulunduğu bölge, mide küçültme ameliyatının fiyatını etkileyen temel faktörlerden biridir. Büyük şehirlerdeki sağlık hizmeti maliyetleri genellikle daha yüksektir.
  2. Cerrahi Merkezin Kalitesi: Ünlü ve yüksek standartlara sahip cerrahi merkezlerde yapılan ameliyatlar genellikle daha pahalı olabilir.
  3. Doktorun Deneyimi: Deneyimli bir cerrahın hizmetleri genellikle daha değerli kabul edilir, bu nedenle doktorun deneyimi fiyatları etkileyebilir.
  4. Hastanın Genel Sağlık Durumu: Hastanın genel sağlık durumu, ameliyatın risk seviyesini etkileyebilir. Daha yüksek riskli durumlar daha fazla maliyet gerektirebilir.
  5. Kullanılan Cerrahi Teknik: Mide küçültme ameliyatında kullanılan cerrahi teknik de fiyat üzerinde etkili olabilir. 

Mide küçültme operasyonu, obezite ile mücadele eden bireyler için etkili bir cerrahi müdahale yöntemidir. Bu ameliyat, mide hacmini azaltarak kişinin daha az yiyecek tüketmesini sağlar ve böylece kilo kaybını destekler. Mide küçültme operasyonu, genellikle obeziteye bağlı sağlık sorunlarını hafifletmek, şeker hastalığı gibi durumları kontrol altına almak ve genel yaşam kalitesini artırmak amacıyla tercih edilir.

Bu operasyonun başarıyla uygulanabilmesi için, kişinin genel sağlık durumu ve obezite derecesi dikkate alınır. Cerrahi müdahale, genellikle laparoskopik yöntemle gerçekleştirilir, bu da iyileşme sürecini kısaltır ve hastanın daha hızlı normal yaşantısına dönmesini sağlar.

Mide küçültme operasyonu maliyetleri, cerrahi merkezin konumu, doktorun deneyimi, kullanılan teknik ve hastanın ihtiyaçlarına bağlı olarak değişebilir. Sigorta kapsamı da bu maliyetleri etkileyebilir.

Mide küçültme operasyonu, kilo verme sürecini destekleyen güvenli ve etkili bir seçenek olabilir. Ancak, bu kararı vermeden önce uzman bir doktorla görüşmek ve ameliyatın riskleri ile potansiyel faydalarını anlamak önemlidir.

Miğde, vücudumuzda sindirim sisteminin önemli bir parçası olan midenin bir diğer adıdır. Mide, sindirim sürecinin başlangıcında görev alan, karın boşluğunda bulunan ve bir kas organı olan bir organdır. Miğde, özellikle Türkçe’de yaygın olarak kullanılan bir terimdir ve mide ile aynı anlamı taşır. Bu kelime, genellikle günlük dilde, mide ile ilgili anlatımlarda ve sağlıkla ilgili konuşmalarda sıkça tercih edilir.

Mide, besinleri daha küçük parçalara ayırmak, sindirime yardımcı olmak ve besin maddelerini emmek için mide suyu üretmek gibi önemli fonksiyonları yerine getirir. Ayrıca, mide içerisindeki asidik ortam, birçok mikroorganizmanın öldürülmesine yardımcı olur, böylece sindirim sistemi sağlıklı bir şekilde çalışır.

Sağlıkla ilgili konularda konuşurken veya yazılar hazırlarken, “miğde” terimi genellikle bilgi alışverişi ve anlaşılabilirlik açısından yaygın olarak kullanılır. Besinlerin sindirim sürecindeki rolü ve mide sağlığının önemi gibi konularda, “miğde” kelimesi sıkça karşımıza çıkar ve vücudumuzun bu önemli organda gerçekleşen süreçleri anlamak, sağlıklı bir yaşam sürmek için önemlidir.

Fast Track Obezite Ameliyatları (Hızlı ve Etkili Kilo Verme)

Obezite, günümüzde en yaygın görülen kronik hastalıklardan biridir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünya nüfusunun yaklaşık %39’u aşırı kilolu veya obezdir. Obezite, kalp hastalığı, diyabet, kanser ve diğer birçok sağlık sorununa yol açabilir. Obezitenin tedavisinde çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Diyet ve egzersiz, obezite tedavisinin temelini oluşturmaktadır. Ancak, bazı durumlarda, diyet ve egzersiz tek başına yeterli olmayabilir. Bu durumlarda, obezite cerrahisi bir seçenek olarak düşünülebilir. Fast Track obezite ameliyatları, obezite cerrahisinin yeni bir yöntemidir. Bu yöntemde, mide küçültülmesi ve ince bağırsak bypassı gibi geleneksel obezite ameliyatlarında uygulanan teknikler kullanılmaktadır. Ancak, Fast Track ameliyatlarında ameliyat sonrası beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri daha katı bir şekilde uygulanmaktadır.

Fast Track Obezite Ameliyatları Nasıl Yapılır?

Fast Track obezite ameliyatları, genellikle laparoskopik yöntemle yapılır. Bu yöntemde, karın boşluğuna birkaç küçük kesi açılarak ameliyat gerçekleştirilir. Ameliyat sırasında, midenin yemek borusundan sonraki büyük bir kısmı çıkarılır veya küçültülür. Ayrıca, ince bağırsağın ilk kısmı bypass edilir. Bu işlemler, gıdaların sindirim sisteminden daha hızlı geçmesine ve besin ve kalorilerin emilim miktarının azalmasına neden olur.

Fast Track Obezite Ameliyatları Sonrası Beslenme ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Fast Track obezite ameliyatlarından sonra, hastaların ameliyat sonrası beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerine dikkat etmesi gerekir. Bu değişiklikler, kilo vermeyi desteklemek ve ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyonları önlemek için önemlidir. Ameliyat sonrası beslenmede, sıvı ve yumuşak gıdalarla başlanmalıdır. Bu dönemde, hastalar protein, vitamin ve mineral bakımından zengin gıdaları tercih etmelidir. Ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliklerinde ise, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmeye devam etmek ve stresten uzak durmak önemlidir.

Fast Track Obezite Ameliyatlarının Faydaları

Fast Track obezite ameliyatlarının birçok faydası bulunmaktadır. Bu ameliyatlar, hastalara hızlı ve etkili bir şekilde kilo verme imkanı sunmaktadır. Ayrıca, ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyon riskini de azaltmaktadır.

Fast Track obezite ameliyatlarının faydaları arasında şunlar yer almaktadır:

  • Hızlı kilo kaybı
  • Ameliyat sonrası komplikasyon riskinin azalması
  • Sağlık sorunlarının iyileşmesi
  • Yaşam kalitesinin artması
  • Fast Track Obezite Ameliyatları

Kimlere Uygulanabilir?

Fast Track obezite ameliyatları, aşağıdaki özelliklere sahip kişilere uygulanabilir:
  1. Beden kitle indeksi (BMI) 40’ın üzerinde olan kişiler
  2. BMI’sı 35’in üzerinde olan ve obezite ile ilişkili sağlık sorunları olan kişiler
Sonuç olarak, Fast Track obezite ameliyatları, obezite tedavisinde etkili bir yöntemdir. Bu ameliyatlar, hastalara hızlı ve etkili bir şekilde kilo verme imkanı sunmaktadır. Ayrıca, ameliyat sonrası oluşabilecek komplikasyon riskini de azaltmaktadır.

Endoskopik Tüp Mide Ameliyatı

Fazla kiloları vermek için her geçen gün yeni bir yöntem gündeme gelmektedir. Bu yöntemlerden bir tanesi de endoskopik tüp mide ’dir. Aslında Endoskopik tüp mide bir ameliyat değildir. Mide katlama ameliyatının ağızdan girilerek endoskopik yapılması işlemidir. Endoskopik tüp mide uygulaması özellikle tüp mide ameliyatı olup yeterince kilo veremeyen kişilere veya kilo verip tekrar alan kişilere kilo kaybı sağlamak amacıyla uygulanan bir mide daraltma işlemidir. Obezite durumu olup endoskopik tüp mide uygulaması ile ideal kiloya ulaşmak çok istisnai durumlar dışında mümkün değildir. O yüzden özellikle 80 Kg2ın üzerinde kilosu olup bu kilolardan kurtulup ideal kiloya ulaşmak isteyen kişilerin endoskopik tüp mide ile hayal kırıklığı yaşama ihtimalleri yüksektir. Endoskopik tüp mide uygulaması henüz kabul edilmiş belli standartları olmamakla birlikte karın bölgesinde kesi olmaması ve ağız yoluyla uygulanması nedeniyle bazı hastalar tarafından tercih edilen bir yöntemdir. Bu konuda hastanın doğru bilgilendirilmesi önemlidir. 120 Kg ağırlığında olan birisine; endoskopik olarak midenize dikiş atarak midenizi küçültüp sizi 60 Kg’a indiririz demek pek uygun bir yaklaşım olmaz. Çok az sayıda hastada uygulanan bu yöntem ileride teknolojik gelişmeler ışığında daha gelişmiş olarak uygulandığında hedeflenen sonuçlara ulaşmak mümkün olabilecektir.

Sonuç olarak Endoskopik Tüp Mide olarak adlandırılan ve endoskopik olarak midenin içten daraltılması işlemeli özellikle tüp mide ile kilo veremeyen veya tekrar kilo alan kişilere ameliyata alternatif bir uygulamadır.

Ameliyat ve Kişisel Resimleri

Doç. Dr. İbrahim Sakçak'ın Özel Fotoğraf Galerisi

"Güvenli bir zayıflama yöntemi olarak kendini kanıtlayan mide küçültme ameliyatı, obezite cerrahisinin en güvenli yöntemidir"

VKİ Hesaplama

Sağlıklı Kiloya Ulaşmak için Kendinizi Değerlendirin

Tüp mide ameliyatı, obeziteyle mücadelede etkili bir seçenek olmasına rağmen, herkes için uygun olmayabilir. Bu nedenle, ameliyat kararı, hastanın bireysel ihtiyaçları ve sağlık durumu göz önünde bulundurularak uzman bir doktor tarafından verilmelidir. Obeziteden ameliyatla kurtulmak için bazı ön koşullar vardır. Bunlardan birtanesi en az 25 Kg fazla olmak gerekir. Diğer koşul ise 18-65 yaş arasındaki kişilere ameliyat yapılmaktadır. Sonuç olarak, tüp mide ameliyatı, obeziteyle mücadelede etkili ve kalıcı bir çözüm sunmaktadır.

Ankara tüp mide ameliyatı konusunda öne çıkan uzmanlardan biri Doç. Dr. İbrahim Sakçak’tır. Dr. Sakçak, alanında geniş deneyime sahip bir uzman olarak obezite tedavisinde önemli bir rol oynamaktadır. Tüp mide ameliyatı, obeziteyle mücadelede etkili bir yöntem olarak bilinir ve Doç. Dr. İbrahim Sakçak, bu alandaki güncel cerrahi teknikleri kullanarak başarılı sonuçlar elde etmektedir. Obezite hastaları, Dr. Sakçak’ın uzmanlığına güvenerek sağlıklı bir kilo kaybı sürecine adım atabilirler. Doç. Dr. İbrahim Sakçak, hastalarına bireysel ve profesyonel bir yaklaşım benimseyerek, tüp mide ameliyatı öncesinde ve sonrasında kapsamlı bir rehberlik sunmaktadır.

Doç. Dr. İbrahim Sakçak Kliniği

Ekibimizle Tanışın, Sizin Sağlığınız Bizim İçin Önemlidir

“Obeziteyle Mücadelede Yalnız Değilsiniz: Sizin İçin Buradayız!”

Bize Ulaşın

Randevu ve İletişim Formu

Ücretsiz randevu ve bilgi için doktorunuza sorun..